Raskol Etkileşimi
Yavaş yavaş çekiliyordu alacakaranlık güneşin ardına ve Raskolyevski uykusunda kendi kendine konuşuyordu.
Birden bir ürperti hissetti uzuvlarında, ayakları üşümüştü. Bu sefer olağan sabahlarındaki rutini tekrarlanmamış, pencere kenarındaki küçük bir delikten esen rüzgar, ısrarcı ışık huzmelerini bastırıp titretmeye yetmişti onu. Arkadaşlarının bıkmadan yaptığı muzipliği bu sefer üfürükten bir rüzgarın yaptığını kestirememiş uyku sersemliğiyle havaya bir iki komik küfür de savurmuştu.
Yorgundu... Günlerdir düşünüyordu. Açlığını kahve ve sigarayla bastırdığı zamanlar; baş ağrısının yanında en temizinden bir de mide ağrısı sunuyordu ona. Fakat ağrılar ona daha iyi hissettiriyordu kendini. Annesinin mide ağrısıyla uyandığı, aldığı mide ilacının üstüne sigara yaktığı geceler hatırına geliyor, tebessüm ediyordu. Ağrılarla baş etmek şüphesiz bu aralar daha kolaydı onun için.
Saat 7 buçuk olmuştu. Güneş, Raskolyevski’nin odasına tüm cömertliğini sunuyordu artık. Ve tam o anda çalar saat ışıktan feyiz alırcasına çalmaya başladı. Her sabah küfretse de kendine, ısrarla saati yataktan iki-üç adım uzağa koymaktan vazgeçmiyordu. Birden doğruldu, sert bir darbe indirdi saatin üstüne, iskeleden uçsuz maviliğe bırakırcasına bıraktı sonra kendini yatağa, bir martı gibi.
Sonra..
Sonra hala açamazken gözlerini, sabah için bıraktığı son camela uzandı. Ardından ateş, ardından duman ve rutin rutin rutin...
0 yorum:
Yorum Gönder