halet-i ruhiye
rötar yapan trenden hoşlanmam.bu yazı rötarlı değil lakin, tam zamanında yazılıyor denebilir hatta.ertesi günün yorgunluğunu omuzlarına almış çoktan.
ilk zamanlardaki gibi kasılmıyorum artık yazarken.yazıya başlamamak için "uzun uğraş ister" bahanesini üretmeme izin vermiyor aklım.fakat hala bazı sözcükleri defalarca silip yerlerine daha uygun olanlarını koyduğuma inanıyorum.bu takıntı neden bilmiyorum.bazen yazdığım bir yazıyı acaba bir kaç gün bekletsem daha güzel bir halde paylaşabilir miyim diye düşünüyorum.sadece düşünüyorum...sanırım artık sadece yazmak istediğim için yazıyorum.
gecen sefer bowie eşliğinde yazamadığım için üzülmüştüm.evet bu sefer arka planda bowie çalıyor."The Motel".fazla melankolik.
eskişehire gidip geldim rötarlı yolculuklarla.özlemişim şehrimi.yanaklarımı kesen ayazını, pancar kokusunun bezediği havayı köklemeyi...eskitilmiş samana çalan sayfalarının mürekkep tutmadığı defterimi de getirmişim halbuki.neden ona yazmıyorum halet-i ruhiyemi?çocuklarımın onu en ücra çekmecenin köşesinde bulup gizli gizli okumamaları için sanırım.
David Bowie-The Motel
0 yorum:
Yorum Gönder